Sunday, December 16, 2007

BİR TEKERLEME

3 comments
Benim 4. sınıfta kolum kırılmıştı. O yıl derslerede ( özellikle arkadaşlarım yazı yazarken) canım çok sıkılıyordu. Ben de bir test kitabından şu tekerlemeyi ezberledim:
Çocuktum ufacıktım
Top oynayıp acıktım
Buldum yerde bir erik
Kaptı bir alageyik
Geyik kaçtı ormana
Bindim bir ak doğana
Doğan yolu şaşırdı
Kaf dağından aşırdı
Attı beni bir göle
Gölden çıktım bir çöle
Çölde buldum izini
Koştum tuttum dizini
Geyik beni görünce
Düştü büyük sevince
Verdi bana bir elma
Dedi 'dinlenme durma
Dağdan yürü kırdan git
Altın köşke çabuk git
Seni bekler ezeli
Orda dünya güzeli'
Bin yıllık çile doldu
Bunu dedi sır oldu
Yedim sırlı elmayı
Gördüm gizli dünyayı
Gündüz oldu geceler
Ak sakallı cüceler
Korkunç devler hortladı
Cinler cirit oynadı
Bir de baktım melekler
Başlarında çiçekler
Devlere el bağlıyor
Gizli gizli ağlıyor
Kılıcımı çıkardım
Perileri kurtardım
Kurtardığım periler
Adım adım geriler
Kanadını açardı
Selam verir kaçardı
Emin olun bu tekerleme ezberimde!!!!!!Sizin bildiğiniz tekerlemeler varsa lütfen yazın.

Saturday, December 15, 2007

BEN ŞU ANDA.......

0 comments
Merhabalar. Bu seferde çok geç yazmamın nedeni sınavlar. Ama bunlar başka türlü. Milli eğitimin yaptığı bence kötü bir düzenleme ile ben artık SBS ye giriyorum. Her yıl bir sınav. İzmir il millieğitimi İzmirin başarısı yükselsin diye deneme sınavları yapıyor. Bizde öğrenciler olarak ineklik yapıyoruz:(

Neyse bu gün dişçiye gittik. Ben size söylemedim ama büyük bir ortodonti tedabvisi görüyorum. Bu gün yine gittim ve başlık takıldı!!!! Neyse ki sadece evdeyken takacağım.

Babamla birlikte Sevgi yoluna gittik. Bana 2. seviye ingilizce kitaplar aldık. Güzel kitaplar ve anlayabiliyorum. Çok güzel bir cüzdan aldım.

İYİ BİR HAFTASONU GEÇİRMENİZ DİLEĞİMLE........:)

Wednesday, September 05, 2007

BENİM RESİMLERİM

9 comments
Merhaba!!! Uzun zaman önce balkonda,bir resim çekme yöntemi keşfettim. Şimdi size bu resimleri göstermek istiyorum:







Not: Nasıl çektiğimi öğrenmek için tahmin gerekiyor. Yorumlarınızı bekliyorum!!!!!!

Thursday, July 19, 2007

RESİM RESİM RESİM

2 comments
ŞİMDİ SİZLERE BİR KAÇ RESİM GÖSTERECEĞİM:

Alttaki resimlerin çizgileri sizce düz değil mi?



Bu resme bakarken ortasındaki siyah noktaya odaklanarak hafifçe yaklaşın ve uzaklaşın resim aslında dönüyor



ŞİMDİLİK BU KADAR ::::::))))))))))))))))))))

BİRDAHAKİ SEFERE DAHA ÇOK RESMİLE GELECEĞİM !!!!!!!!!!!!!!!!!

Monday, June 25, 2007

YIL İÇİNDE YAPTIĞIM BİR ÖDEV

0 comments


Merhabalar!!!!!!! Son sınavlar, notlar vs. vs. derkennnnn haliyle hiç bir şey yazamadım.Eh bari bu yazamamalarım sırasında neler yaptığıma bakalım.İlk olarak en sevdiğim ders olan ingilizceden aldığım dönem ödevini sunuyorum sizlere:

Yanda gördüğünüz benim ingilizce dönem ödevim.Gördüğünüz gibi adı I'VE LOST.Bu oyunda bir harita ve bir de oyu tahtası var. İlk önce oyun tahtasıda bir yeri bulman söyleniyor. Daha sonra ingilizce yolu tarif ediyor ve puan alıyor. En çok puanı alan kazanıyor.



daha sonra yine yazacağım hoşçakalın......


Tuesday, May 01, 2007

YOKKEN NELER YAPMIŞIM NELER : )

3 comments
Uzun zamandır yazamamamın nedeni: ödev ödev ödev ve proje proje proje. Bir hafta bitiyor, bir bakıyorsun bir sürü proje daha.Aslında çok güzel bunlarla uğraşmak ama 1 haftaya bu kadar sıkışmaz ki...Neyse gelelim bu süre içinde yaptığım güzel olaylara:

Arkadaşlarımla gezdik.....Ben arkadaşlarımla (hayatımda ilk defa) evimizin fazla uzağında olmayan ve dolmuşla gidebileceğimiz aşırı kalabalık olan Bornova Merkez'e gittik.Çok eğelenceli bir gün geçirdik.Hayatımda ilk defa annemsiz ve babamsız bir gün geçirdiğim için heyecanlıydım.

Annem bahsetmiştir ama bence siz bir de çocuk dilinden duyun (hih hih hih).kitap fuarına gittik.İnsan o kadar kitabın içinde olunca kendini mutlu hissediyor.Annemle bana, Bir genç Kızın Gizli Defteri serisinin Adım Adım Hayata, İşte Hayat'ı ile, Susi ile Paul'un Günlüğü, Yıl 2095 ve Patenli Kız kitaplarını aldı.Hepsi de çok güzeller.Eve gittim ve Adım Adım Hayata'ya başladım.4 veya 5 gün sonra bitirdim.Hemen İşte Hayat'a başladım.O da kısa bir süre içinde bitti.

2 gün önce İzmir'deki bilim şenliğine katıldım.Geçen sene orayı gezmeye gitmiştim ama bu sene ben oradaki proje sahibiydim.Projemin adı Selle Mücadele idi.O gün aynı şeyleri neredeyse 500 kere anlattım.Herkesde çok beğendiğini söyledi.Projemi sunarken orayı gezmeye gelen en iyi arkadaşım Seray'ı gördüm.Bir süre onla dolaştım.Birbirimizi o kadar çok özlemişiz ki...

iŞTE YAZAMADIĞIM SÜRE BOYUNCA BUNLARI YAPTIM(TABİKİ ÖNEMLİ OLARAK).

Wednesday, February 07, 2007

İLGİNÇ BİLGİLER

2 comments
  • İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağındaki, en hızlıuzayan tırnak ise orta parmağıdır.
  • Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
  • Seul, Kore dilinde ''başkent'' anlamına gelir.
  • İngilizcedeki Wendy ismi peter Panhikayesinde kullanılmak üzere uyarlamıştır.
  • Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
  • Bir cam kırıldığında, ufalan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
  • Kaptan Cook Antartika hariç tüm kıtalara ayak basan ilk insandır.
  • Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
  • Beethoven son bestesini sağır olarak yapmıştır.
  • Hindistan'daki yıllık doğum sayısı, Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır.

BİLGİLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR SEVGİLİ BLOG HALKI.

Tuesday, February 06, 2007

MONA LİSA'NIN SIRRI

2 comments

Bu sefer de sizlere Mona Lisa'nın sırrını açıklayacağım.Elinize bir kağıt parçası alın.İlk önce Mona Lisa'nın sağ tarafını kapatın.Gördüğünüz şey üzgün bir kadın olacaktır.Şimdi de sol tarafını kapatın.Bu seferde mutlu bir kadın göreceksiniz.İşte Mona Lisa tablosunun sırrı budur.Herkese iyi günler.

Monday, February 05, 2007

ÖNÜM ARKAM SAĞIM SOLUM SOBE!!!!!!!

2 comments
Merhabalar!!!
Annem beni sobelemiş.Lafı uzatmadan hemen size kendimden bahsetmek istiyorum:

*Ben biraz dağınığımdır.Benim eşyalarım hiç yerinde durmaz.Galiba bu konuda babama çekmişim.Babam da benim gibi dağınık.

*Çok fazla gereksiz şey biriktiririm.Mesela babamın alet kutusundan çıkan bazı çivi gibi şeyleri alıp saklarım.tabi elinde sonunda onlar annem sayesinde çöpe atılır.

*Deney yapmaktan çok hoşlanırım.Bazen mutfaktaki kekik, karabiber vb. şeyleri karıştırır ve sonra tadına bakarım.Bir keresinde bir arkadaşımla birlikte içmiştik çok acıymış ilk o içmişti.Suratı kıp kırmızı oldu.

*Bilgisayarı çok severim.bilgisayarı neredeyse annemden daha iyi kullanırım.İlk yazımda zaten yazmıştım, 3 yaşımdan beri bilgisayar kullanıyorum.

*Hayal gücüm çok geniştir.Bizim sınıfta bir sınıf gazetesi çıkardım sınıfın hepsi çıkardı.Ben oyun yaptım(monopoly gibi) herkes oyun yaptı.

*Çok konuşurum.Ama fazlasıyla.Bazen nerde ne denceğini bilemem.

*Çok çapuk telaşlanırım.Malesef bu huyumu annemden kapmışım.Annem yazdımı bilmiyorum ama çok panik biri.

*Televizyon seyrtmeyi severim.Hatta bazen hiç başından kalkmam.

*Kitap okumayı da severim tabi.Ama beğenmediğim kitapları 1 yılda anca bitiririm.

SEVGİLERLE!!!!! (NOT:YENİ BİR OYUN DA BENDEN GELECK BEKLEYİN)

SİHİR!!!!!!

2 comments

Merhabalar.Size bu resmin sırrını anlatmak istiyorum.Daha sonra 'Mona lisa' sırrını anlatacağım.Bu resmin sırrı şudur:
Polisler suçlulara bu resmi gösterirler ve ne gördüklerini sorarlar.Hırsızlar şu yanıtları verirler''Çemberler fırıldak gibi dönüyor''.Sizde bakın ne kadar sinirliyseniz bu çemberler o kadar hızlı dönüyor.Eğlenmeniz dileyimle........

Thursday, February 01, 2007

TATİL...

4 comments
MERHABALAR!!!
Tatile girmeden önce benim gibi öğrenciler karne alır bunu biliyorsunuz.Benim karnemin hepsi 5 (pekiyi) ancak matematiğim 4 geldi.Yine de taktir aldığım için mutluyum.Eğer 2. dönemde taktir alırsam bu yılın sonunda onur belgesi alacağım.Bu benim hayatımdaki ilk 4'üm.5 dönemdir taktir alıyorum.Umarım 6. taktirimi de alırım.

Annem bana blog arkadaşlarından birinin kendisini sobelediğini söyledi.Belki annem size kendini daha değişik anlatır ama ben ondan önce annemi anlatmak istiyorum:
Annem kendinden çok başkalarını düşünür.
Çok titizdir ve evde dağınıklık olmasını istemez.
Çok çabuk sinirlenir.
Duygusaldır.
Benden sabah kalkar kalkmaz bir şeyler yapmamı ister.
Ben annemi bu kadar anlatabiliyorum.Bakalım annem kendini sizlere nasıl anlatacak.

Ben ve bir arkadaşım TÜBİTAK BİLİM YARIŞMASI'na katıldık.Bunun için neredeyse her gün Seda bize geliyor.Bu proje benim ve Seda'nın bütün tatilini yedi.

SİZLERE İYİ TATİLLER DİLERİM!!!

Saturday, December 30, 2006

HERKKESE İYİ BAYRAMLAR!!!!!!

2 comments
Uzun zamandır hiç bir şey yazamıyorum.Çünkü okulda sınavlarım oluyor.Bu bayram tatilinde bir şeyler yazayım dedim.Öncelikle herkesin bayramını kutlarım.Umarım bu bayramı sağlıklı ve mutlu geçirir herkes.Geçen gün okulumuza Muzaffer İZGÜ geldi.Ondan '' Zıkkımın Kökü '' adında bir kitap aldım.Kendi yaşam öyküsünü anlatan bu kitabın ismini koyma hikayesi bence çok ilginç.Muzeffer İZGÜ kitabını eşine okutmuş eşi ise okuduktan sonra '' Ehhh... Zıkkımın kökü böyle kitap yazılırmı'' demiş.Şu an kitabın ortalarındayım herkese okumasını öneririm.Bu bayram tatilini evde keyiflice oturarak geçireceğim.Yarın çok güzel olacak çünkü yılbaşı.Aslında yılbaşı hıristiyanların bayramı değil.Onlarınki noel.Yani bizim kutladığımız yılbaşının onlarınkiyle alakası yok.Bir de onlar çam ağaçlarını gökten tanrının geleceğini sandıkları için kurup süsülüyorlarmış.Kesinlikle çok saçma.Noel babanın hikayeside şöyle:
Çok fakir bir adam varmış(Noel baba).Bir gün ona bir yerden para çıkmış.BÜtün o parasıyla gidip fakir çocuklara hadiyeler almış ve onlara dağıtmış.tabi gerçekmi bilmiyorum ama.....
neysa sizlere iyi bayramlar ve iyi seneler!!!!!

Saturday, November 25, 2006

BALLI ÇÖREKLER....

4 comments

Annemle yaptığım BALLI ÇÖREK çok güzel oldu.O çöreği anneme yaptırana kadar dilimde tüy bitti.Çünkü annemin çok işi vardı.Ama sağolsun bir akşam annemle yapmaya başladık.Tüm malzemeleri hazırladık ve yaptık.Normalde poğaça kurabiye gibi şeyleri sevmem.Ama bu çöreğin tadı çok güzel oldu.Size bu güzel tarifi bulduğum kitabı anlatmak istiyorum.

BALLLI ÇÖREK KAFETERYASI

Sıla adında bir kız annesi ölünce babası ve teyzesiyle birlikte yaşamaya başlar.Babası Sıla üzülmesin diye annesiyle çok istediği kafeteryayı açar.Bu kafeteryanın ismini annesinin yaptığı en güzel çöreğin adını yani 'BALLI ÇÖREK KAFETERYASI' koyar.Ailecek orada çalışmaya başlarlar.Artık Sıla o kafeteryaya okulda sonra gider ora ile ilgilenir.Kafeteryasının bir bölümünü okuma köşesi yapar ve oraya bir sürü kitap koyar.Kafeteryaya gelen insanlar hayat öyküleriyle Sıla'nın hayatını neşelendirmektedir.......

Bence bu kitap çok güzel herkesin okumasını öneririm.Annem bu kitaptaki kızın annesinin ölümü falan filan var diye üzüleceğimi düşünüp almamıştı ama bir zaman sonra aldı.Herkese yine de okuyun derim .

HOŞÇAKALIN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Tuesday, November 14, 2006

1 comments
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş.Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş.Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış.Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş.Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
------------------------------------------------------------------------------------------------

Saturday, November 11, 2006

FIKRALAR (TEMEL)

0 comments
Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor... Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500"
------------------------------------------------------------------------------------------------

Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin." ... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."
------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeni asker olan Temel'e komutanı sormuş: - "Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?" Temel heyecanla cevap verir: - "Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım." Komutan tekrar sormuş. - "Peki, karşıdan geliyorsa?" - "Karşıya ateş açarım, komutanım." - "Arkadan geliyorsa?" deyince komutan, Temel dayanamamış: - "Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok mu?"
------------------------------------------------------------------------------------------------

Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar; "1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre.." "Temel", der "her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?" Temel cevap verir: "Aksine amirum daha çok çalışayrum lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum."
------------------------------------------------------------------------------------------------

Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beşyüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun'u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel'e dönüp : - "Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık..."

Friday, November 10, 2006

FIKRALAR

2 comments
Doktorun kapısı birden açılır ve içeri genç bir adam girer.-"Doktor bey, her şey için çok teşekkür ederim. Siz harikabir insan, mükemmel bir doktorsunuz!"-"İyi de beyefendi, siz benim hastam değilsiniz ki..."-"Haklısınız efendim. Ben değil, amcam sizin hastanızdı.
Şimdi öldü ve bütün mirası bana kaldı!!!!!!
------------------------------------------------------------------------------------------------
Sekreteri, bir hayranının onu görmek istediğini söyleyince,Ünlü yazar bu isteği yerine getirmek ister. İçeri girenAdam, yazarın eskice bir kitabını uzatır ve konuşur:-"Efendim eşim size hayrandır, eserlerinizin hepsini aldı veBir solukta okudu. Rica etsem bu kitabı imzalayabilirMisiniz onun doğum günü için?"Duygulanan yazar, bir yandan imzalarken, bir yandan daKonuşur:-"Demek karınıza böyle bir sürpriz yapmayı planladınız..."-"Evet efendim. Müthiş bir sürpriz olacak onun için, çünkü
O benden bir kürk manto almamı bekliyordu..."
4 comments
SENİ SEVEN MEHMETİN

Sana çiçek getirdim dikkatini çekmek için,
Her sabah karşıladım bir gülücük görmek için,
Selam durdum en önde bir günaydın bekledim,
Okan'a gülümsedin bana selam vermedin.

Seni sevdim öğretmenim , yine de sevdim,
Bisikletim olsaydı inan sana verirdim,
Sabah kırağıda geldim, buzda, karda hep gelgim,
Çok üşüdüm öğretmenim 'üşümüşün' demedin.

Didem hastalanmıştı 'dideeem' dedin 'şebnem' dedin,
Züleyha'yı, Tolga'yı her fırsatta severdin,
Hasta oldum bilerek, bunu hiç fark etmezdin,
Sevgini kazanmayı birtek ben beceremedim.

'Yedi binlere kadar birer birer yazın' dedin,
Parmacıklarım tutuldu yazmaktan vazgeçmedim,
Defterine baktın Altuğ ile Fige'nin,
Dokuz yaprak doldurdum ödevimi görmedin,

Şiir verdin Nalan'a, Zuhal'in resmini övdün
Süreyya'ya güven verdin beni hiç mi sevmedin,
Gücensemde öğretmenim hiç kızmadım, renk vermedim,
Arka sıradaki Mehmet, seni seven Mehmetin.

Monday, October 16, 2006

.........

2 comments
Okulda ödevlerin hepsi birbirine girdi.Bazen hangi ödevin olduğunu bulamıyorum.Araştırma ödevleri olduğunda bilgisaya oturuyorum.Seda adında bir arkadaşım var.Onla her gün ödevlerimizi bilgisayara oturup yapıyoruz.Bayram geldiğinde ilk gün ailemizdeki kişilri ziyaret ettik.Ben geçen sene baleye gidiyordum.Bale arkadaşlarımın bende msn adresleri var.Ara sıra onlarla konuşuyorum.Okuldaki sınıf değiştirme sistemi kalktı.O yüzden yerimiz belli olana kadar herkez istediğiyle oturacaktı.Ben de Ece'yle küstüğüm için Öykü'yle oyurdum.Ama o benden çok uzun.Sınıf öğretmenimiz yerleri belirlerken bizim için bir iyilik yaptı ve istediğimiz kişilerle otrmamıza izin verdi.Ben Öykü'den kısa oduğum için yağmur'La oyurmaya başladım yani bu sene biraz karışık başladı.
SİZE İYİ BAYRAMLAR!!!!!!!!!!!!!!!!

Thursday, September 21, 2006

AH OKUL AH

4 comments
Biz üniversiteliler gibi her ders sınıf değiştiriyoruz.Bu nedenle herkez istediği arkadaşıyla oturamıyo.Öğretme beni sınıfın en tembellerinden biriyle oturtturdu.Aslında hiç birimizi tanımıyo normal ama....Bu günü zorlukla atlattım neyseki.Bu gün Ece bize geldi.Dersleri yaptıktan sonra oyun oynadık.Aybüke bizi aşşağıya çağırdı.Birazda parkta oynadık.
SİZE İYİ GÜNLER!!!

Wednesday, September 20, 2006

PARK MACERAM

0 comments
Merhaba.Bugün okul normal geçti.Pek sorun yaşamadım.Okuldan sonra aybüke ile parkta aylık oynamaya gittim.Aybüke'nin kardeşi Ayberk ve onun arkadaşı Kaan'la oynadık.Aybüke'yle dinlenmek için salıncaklara oturalım derken.......Çocuğun biri benim oturduğum yeri ıslatmış.Oturunca ıslaklığı fark ettim.Doğru eve koştum , üstümü değiştirip aşağıya indim.Bu seferde tahtıravalliye oturalım dedik o da ıslak çıktı.Neyseki bu sefer az olmuştu.Banklardan biri boşalınca ona oturdum .Bir süre sonra kurudu.İçim rahat bir şekilde oturdummmmmm.